Kapat
Reklam Alanı
Reklam Alanı
Teknoloji 88 0

Kalp Ritmi Yeni Şifreleme Sistemi Oluyor

Biyometri, kişinin davranış veya fiziksel olarak benzersizliğini ölçmeye yarayan, var olan kayıtlar ile karşılaştırarak tanımlama işlemini gerçekleştiren otomatik bir sistem olarak bilinir. Yani biyometri, kimlik kartı, şifre, parola gibi yöntemlerin kullanılması yerine, parmak izi, göz irisi, avuç içi, yüz, retina ve DNA belirleme ve bu şekilde tanıma yöntemini kullanır. Kişilerin sahip oldukları hesaplara en güvenli ve hızlı şekilde ulaşmaları, online bankacılık veya e-ticaret gibi alanlarda bilgi güvenliğinin sağlanması için kullanılması en faydalı ve işlevsel olan çözüm biyometrik şifreleme sistemidir.

 

Retina taraması, parmak izi ve yüz tanıma gibi fonksiyonlara sahip olan biyometrik güvenlik sistemi, günümüzde iyice yaygınlaşmaya başladı. Vücudumuzdaki pek çok nokta, adeta kişiselleştirilmiş bir şifre olarak kullanılabiliyor. Örneğin, vücut kokusundan kimlik belirleme, beyin baskıları ve damar taraması bunlara örnek olarak gösterilebilir.

 

Biyometrik şifreleme teknolojisi

 

Biyometrik şifre teknolojisini, telefonlarda kullanılan yüz tanıma sistemleri ve parmak izi algılama sensörleri ile öğrendik. Ancak biyometrik şifre teknolojisinin şimdiye kadar karşılaşılmış en güvenli yöntemini Buffalo Üniversitesi araştırmacıları geliştirdiler. Kalp tarama sistemi olarak duyurulan, kalbin değişmezliği ilkesinden yola çıkarak biyometrik bir araç geliştiren araştırmacılar, önemli bir buluşa imza attılar.

 

Kalp tarama sistemi

 

İlk olarak 2014 yılında Nymi isminde bir şirket, insanın kalp ritmini izleyebilen bir bilezik kullanarak, elektrofiyagram sinyali tanımlama işlevi gören bir sistem geliştirmişti. Günümüzde, kalp biyometriğini daha ileriye taşımak adına Buffalo Üniversitesi araştırmacıları, her biri bir diğerinden farklı olan insanların kalp şeklini ve boyutlarını belirleyebilmek için Doppler kullanılan bir sistemi geliştirdi.

 

Kalp tarama sistemi nasıl çalışıyor?

 

Doppler kullanılarak kurulan bu tanımlama sistemi, sekiz saniyede kişinin kalbinin geometrisini ve sahip olduğu ritmi kaydedebilme özelliğine sahip. Sekiz saniyelik kaydetme işleminin ardından sistem, kişinin kimliğini doğrulayabiliyor.

 

Araştırmacıların ifade ettiğine göre, ileri seviye bir rahatsızlık geçirmediği müddetçe kişinin kalp şeklinin hiçbir biçimde değişmediği bir gerçek. Bununla birlikte, günümüze kadar, kalp şekli aynı olan iki insana rastlanmadığı biliniyor.

 

İlk testlerin sonucu başarılı

 

Buffalo Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada 78 denek kullanıldığı ve üretilen kalp taraması sisteminin ise % 98.61 oranında doğruluğu olduğu, eşit hata yapma oranının ise % 4.42 olduğu biliniyor.

 

Kalp tarama sistemi umut vaat ediyor

 

Çalışmanın henüz başlangıç aşamasında iken bu teknolojiye ulaşmış olması, gelecek adına umut verici olarak görülüyor. Ayrıca, kalp tanıma sisteminin ileride tüm cihazlarda kullanılmaya başlanması da mümkün olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir